Facebook

Twitter

Copyright 2018 AloraNet.
Tüm hakları saklıdır.

(212) 219 19 24

Facebook

Twitter

Arama

Menu

 

Ecrimisil Nedir?

Ecrimisil Nedir?

Ecrimisil haksız işgal tazminatıdır. Bir malı haksız yere ve kötü niyetli olarak kullanan kişilerden  haksız işgal tazminatı  olarak alınıp hak sahibine verilmesi için açılan bir davadır. Bu ecrimislin ödenmesi için haksız kullanan kişinin kusurlu olup olmadığı veya malikin bir zararının doğup doğmaması önem arz etmez.  Maldan elde edilebilecek gelir ecrimisil tazminatının hesaplanmasında esas alınır. Türk Medeni Kanunu ecrimisille ilgili olarak şöyle söylemiştir:

TMK madde 995: “İyiniyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorundadır.”

Ecrimisil talep etmenin ön şartı olarak intifadan men koşulu vardır. Buna göre intifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır.
İntifadan men koşulunun da birtakım istisnaları söz konusudur, bu hallerde koşulun gerçekleşmesi şartı aranmaz.  Bunlar ise şu şekildedir:

  • Davaya konu taşınmazın kamu malı olması,
  • Ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması,
  • Paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi,
  • Paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması,
  • Davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir.
  • Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.
  • Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz.

25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay’ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar. 

Bu bilgiler doğrultusunda aşağıdaki sorulara verilecek cevaplar ise şu şekildedir:

  1. Mirasçılar arasında ecrimisil konusunda zamanaşımı işler mi?
  2. İyiniyet iddiasında bulunamayacak kişilere karşı zamanaşımı işler mi?
  3. Mirasçı veya iyiniyet iddiasında bulunamayacak kişilere karşı ecrimisil istemek için men koşulu gerekli midir?
  4. Yolsuz tescil edilmiş ve intifa hakkı tanınmış taşınmazla ilgili ecrimisil istemi kime yöneltilmelidir? İntifa hakkı sahibine mi yoksa malike mi?
  5. Semere elde edilen taşınmazsa yukarıdaki soruların yanıtları değişir mi?

1) YARGITAY 1. Hukuk Dairesi ESAS: 2014/4046 KARAR: 2015/3141 numaralı kararından anlaşıldığı üzere mirasçılar arasında ecrimisil konusunda da zamanaşımı işlemektedir ve bu süre 5 yıldır.

2) Ecrimisil talep edebilmek için TMK 995’e göre zaten malı haksız kullanan kişinin kötü niyetli olması aranır. Bu sebeple iyi niyet iddiasında bulunamayacak kişilere karşı da zamanaşımı işleyecektir.

3) İntifadan men, davacının davalıya ecrimisil davası açılmadan önce yöneltmesi gereken bir talep niteliğindedir.  Davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olması halidir. Yani, işgali gerçekleştiren kişiye karşı, hakkı ihlal edilen tarafından yapılmış bir ihtar bir uyarı mahiyetindedir. Her türlü delille ispat edilebilir. Mirasçılar arasındaki ecrimisil taleplerinde de, iyi niyet iddiasında bulunamayacak kişilere karşı yöneltilen ecrimisil taleplerinde de intifadan men koşulu aranacaktır.

4) MADDE 1024 – Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen ve­ya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz.Bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan veya hukuki sebepten yok­sun bulunan tescil yolsuzdur.Böyle bir tescil yüzünden ayni hakkı zedelenen kimse, tescilin yolsuz oldu­ğunu iyi niyetli olmayan üçüncü kişilere karşı doğrudan doğruya ileri sürebilir.

  1. Maddeye göre ise yolsuz tescili iyi niyetle iktisap eden kimsenin kazanımı korunur. Yani bu bakımdan bir yolsuz tescile güvenerek, iyi niyetle bir intifa hakkı kazanan birinin zaten bu kazanımı korunacaktır, ecrimisil ödemesi gibi bir durum yoktur. Bu durumda doğrudan yolsuz tescil ile malik olan şahsa ileri sürülerek ecrimisil ücreti ondan talep edilecektir. Eğer yolsuz tescil üzerinden hak iktisap eden 3. Kişi iyi niyetli değilse zaten kazanımı da korunmaz, iyi niyetli olmadığı için de ecrimisil ücreti için ona da gidilebilecektir.

5) Semere elde edilen taşınmaz söz konusu olduğu zaman soruların yanıtları değişebilecektir.  Şöyle ki, yukarıda sıralanan intifadan men koşulunun aranmadığı hallerden biri de taşınmazın semere elde edilmeye müsait olduğu durumdur. Bu doğal ürünler gibi olabileceği gibi, kira geliri getiren hukuksal ürün veren haller de olabilir. Bu gibi durumlarda ecrimisil talep edebilmek için intifadan men koşulu gerekmemektedir.  Dolayısıyla mirasçılar arasında ecrimisil talep edileceği zaman normal şartlarda intifadan men koşulu aranırken semere getiren bir taşınmaz olduğu takdirde intifadan men aranmaz.
İyi niyet iddiasında bulunulamayacağı hallerde de durum bu şekildedir, semere getiren bir taşınmaz olduğu takdirde intifadan men koşulu aranmayacaktır.

Hazırlayan: Stajyer Av. Şeyma Bozacı