Facebook

Twitter

Copyright 2018 AloraNet.
Tüm hakları saklıdır.

(212) 219 19 24

Facebook

Twitter

Arama

Menu

 

Güncel Haberler & Yayınlarımız

RESMİ GAZETE: COVID-19 (Korona Virüs) Enfeksiyonu Salgını Kapsamında Alınan Önlemler

03.04.2020 √ 2347 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile MEB Yönetici ve Öğretmenlerin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Karara, Geçici 6. madde eklenerek COVID-19 salgını nedeniyle eğitim kurumlarının tatil edildiği günlerde görev yapan öğretmenlerin ek ders görevlerini yapmış sayılarak karşılığında ek ders ücretinden yararlandırılacağı hükme bağlanmıştır. Bu kapsamda ödeme yapılan öğretmenler, tatil edilen günlere ilişkin kendilerine telafi eğitimleri ve uzaktan eğitim faaliyetlerine ilişkin görev verilmesi halinde, bu görevleri ayrıca ek ders ücreti ödenmeksizin yerine getirmekle yükümlü kılınmıştır. √ 2350 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile KOBİ'lere yönelik yatırım ve işletme kredisi üst limiti 300.000 TL'den 3.000.000 TL'ye çıkartılmıştır. Bu kapsamda kullandırılacak kredilerin vadesi ise 48...

Devamını oku

Kişisel Verilerin COVID-19 Enfeksiyonu Salgını Kapsamında İşlenmesi

Ülkemizi ve tüm dünyayı etkisi altına alan COVID-19 enfeksiyonu salgını ile mücadelede, kamu kurum ve kuruluşları, farklı sektörlerde faaliyet gösteren veri sorumluları tarafından bir takım önlemler alınmaktadır. Alınan önlemler kapsamında kişisel verilerle birlikte Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nda ("KVKK") başkaları tarafından öğrenildiği takdirde ilgili kişinin mağduriyetine veya ayrımcılığa maruz kalabilmesine yol açabilecek olduğundan kişisel verilere göre daha hassas koruma altında olan özel nitelikli kişisel veri olarak kabul edilen sağlık verileri de işlenmektedir. Kişisel Verileri Koruma Kurumu (“Kurum”), 27 Mart 2020 tarihinde “COVID-19 ile Mücadele Sürecinde Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilinmesi Gerekenler” başlığıyla yayınladığı kamuoyu duyurusunda, kişisel verilerin işlenmesinde uyulmasının zorunlu olduğu...

Devamını oku

İşyeri Kira Sözleşmeleri Açısından COVID-19 ve Mücbir Sebep

Tarafların sözleşme yaptıkları sırada öngöremedikleri ve sözleşmeyi yaptıktan sonra ortaya çıkmasıyla sözleşmede üstlenilen sorumlulukların yerine getirilmesini veya bir hakkın veya hukuksal imkânın veya yasal bir avantajın kullanılmasını veya talep edilmesini, kısmen veya tamamen, geçici veya daimi surette engelleyen, bu niteliği dolayısıyla sorumluluğu kaldıran veya yerine getirilmesini, süresini ve vadesini geciktiren veya sorumluluğun niteliğini değiştiren, bir hakkın veya hukuksal imkânın veya yasal bir avantajın kullanılmasına ilişkin sürelerin yeniden tanınmasını, sürelerin uzatılmasını veya eski hale iade edilmesini gerekli ve zorunlu kılan hallerde mücbir sebebin varlığının kabulü gerekir. Esasen, mücbir sebeplerin çeşitlerini sözleşmelerde de sınırlayabilmek mümkün değildir ve devamlı değişme ve gelişme halindedir. Objektif...

Devamını oku

İcra Takiplerinin Durdurulmasının Maaş Haczine Etkisi

İcra ve İflas Kanunu (“İİK”) m. 330 gereğince Cumhurbaşkanı tarafından icra ve iflas takiplerinin durdurulması ile birlikte mezkûr kararın hukuk âleminde doğuracağı sonuçlar, “2279 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile İcra ve İflas Takiplerinin Durdurulması” başlıklı yazımızda yer verilmiştir. Bu yazımızda ise durdurma kararı öncesinde gönderilmiş ve kesinleşen haciz ihbarnamesi ile borçlunun maaşına uygulanan haciz nedeniyle kesinti yapılmasına devam edilip edilemeyeceği incelenerek, haciz nedeniyle çalışanlarının maaşından kesinti yapan işverenler ile maaşında haciz nedeniyle kesinti bulunan kişilere konu hakkında bilgi vermek amaçlanmaktadır. İİK m. 330’da “Salgın hastalık, umumi bir musibet veya harb halinde Cumhurbaşkanı karariyle memleketin bir kısmında veya bazı iktisadi zümreler lehine muayyen...

Devamını oku

COVID-19 (Koronavirüs) Salgınının Sözleşmelere Etkisi

Aralık 2019’da Çin’de ortaya çıkan ve Mart 2020 itibariyle hemen hemen bütün ülkelerde rastlanmış olan COVID-19 (Korona Virüsü) enfeksiyonu 11 Mart 2020 tarihinde Dünya Sağlık Örgütü (WHO) (1) nüfusun daha önce maruz kalmadığı bir hastalığın ortaya çıkışı, (2) hastalığa sebep olan etmenin insanlara bulaşması ve tehlikeli bir hastalığa yol açması, (3) hastalığın insanlar arasında kolayca ve devamlı olarak yayılması şartlarının sağlandığı gözetilerek pandemi olarak ilan edilmiştir. Ülkemizde de ilk vaka 12 Mart 2020 tarihi itibariyle açıklanmış ve her geçen gün vaka sayısı hızla artmaktadır. Bu çalışmanın konusu 11 Mart 2020 tarihinde Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi ilan edilen Korona Virüs enfeksiyonunun...

Devamını oku

2279 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile İcra ve İflas Takiplerinin Durdurulması

Bilindiği üzere 22.03.2020 tarihinde yayımlanan 2279 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ("Karar") ile Korona virüsü (COVID-19) salgınının yayılımını önlemek amacıyla alınan tedbirler kapsamında İcra ve İflas Kanunu ("İİK") m. 330  gereğince icra ve iflas takipleri durdurulmuştur (fevkalede mühlet). İşbu yazı ile mezkûr kararın icra ve iflas takiplerine ilişkin hukuk âleminde doğuracağı sonuçların tespiti mevcut yasal düzenlemeler ele alınmıştır. A. Yasal Düzenlemeler 1. 2279 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak nitelendirilen ve kısa sürede tüm ülkelerde görülen COVID-19 salgınının yayılımını önlemek adına alınan tedbirler kapsamında Cumhurbaşkanı tarafından 21 Mart 2020 tarihinde alınan karar gereğince nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere icra ve iflas...

Devamını oku

Salgın (COVID-19) Halinde İşçi-İşveren İlişkisi

Çin’in Vuhan Eyaleti’nde Aralık ayının sonlarında gelişen ve tanımlanmasından sonra Dünya genelinde hızla yayılan Coronavirüs(COVID-19) için 11.03.2020 itibariyle Türkiye’de de vakalar duyurulmaya başlamıştır. Bu yazının konusu, işçileri ve işverenleri salgının yaratabileceği hukuki sonuçlar hakkında bilgilendirmek ve işverenlerin işletmesel kararlar almasına yardımcı olabilmek adına işveren ve işçilerin yükümlülükleri ve haklarının incelemektir. Gelişmeler günlük olarak değişmekte olduğundan hükümet tarafından farklı düzenlemeler de yapılabilecek olup gelişme halinde güncelleme yapılacağını bilgilerinize sunarız. 1. Uzaktan Çalışma Görev tanımı ve koşulların elvermesi halinde işlerin devam etmesi ve sağlık risklerinin azaltılması için uzaktan çalışma yapılmasına karar verilebilir. Bu uygulamaya geçilmesi için herhangi bir yazılılık şartı aranmamakta olup, işverenin bu durumu...

Devamını oku

Kurumlar Vergisi Açısından Muafiyet, İstisna ve İndirimlere Kısa Bir Bakış

Sermaye şirketlerinin kazançları kurumlar vergisi adı altında gelir vergisinden farklı bir rejimde vergilendirilmektedir. Kurumlar vergisi kurum gelirlerini vergilendiren dolaysız bir vergi niteliğindedir ve bu vergiyi doğuran olay kurum kazancının elde edilmesidir [1]. Kurum Kazancının Tespiti 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’na (“KVK”) göre vergilendirme yapılabilmesi için net kurum kazancı tespit edilmelidir. Verginin matrahı 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nda (“GVK”) ticari kazanç ile ilgili hükümlere göre saptanacağından Kurumlar Vergisine tabi olan kazançların tamamı herhangi bir ayrım yapılmaksızın kurum kazancı olarak vergilendirilecektir. Net kurum kazancın elde edilmesi için katlanılan maliyet ve giderler ile KVK’na göre indirilebilecek diğer muafiyet, istisna ve indirimler belirlenecektir. Kurumlar Vergisi Açısından Mükellef Gelir Vergisinde...

Devamını oku

Pay Sahibinin İş Sözleşmesi İle Ortak Olduğu Şirkette Çalışması

İş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir. Ücret, iş görme ve bağımlılık iş sözleşmesinin belirleyici öğeleridir. 4857 sayılı İş Kanunun 2. maddesinde bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişi işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişi ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar işveren olarak tanımlanmıştır ve yasal olarak bu işçi ve işveren sıfatlarının aynı kişide birleşemeyeceği kabul edilmektedir. Bu çalışmanın konusu, sermaye şirketlerinde özellikle anonim ve limited şirketlerde pay sahiplerinin bir iş sözleşmesi ile ortağı olduğu şirkette çalışması durumunda işçi ve işveren sıfatının birleşmesi hukuki müessesesinin incelenmesidir. 1. Bağımlılık İlişkisi İşçi...

Devamını oku

Adli Yardım Kararı Kapsamında Vekalet Ücretinden Sorumluluk

Giriş: Günümüzde bir dava sürecinin oldukça yüksek meblağlarda masraf yaratması ve bu nedenle yoksul kişilerin hukuki haklarını kullanmaları yönünde engel oluşturmasının önüne geçilmesi amacıyla adli yardım kurumu getirilmiştir. Bu kavram, HMK 335. Maddesinde sayılmakta olan; peşin ödenmesi gereken yargılama giderlerinin ertelenmesi, bazı giderlerin devlet tarafından avans olarak karşılanması ve ücreti sonradan ödenmek üzere vekil tayin edilmesi gibi bazı muafiyetler sağlamaktadır. Bir davada adli yardımdan yararlanabilmek için kişinin (i) kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğunu ve (ii) iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra...

Devamını oku