Facebook

Twitter

Copyright 2018 AloraNet.
Tüm hakları saklıdır.

(212) 219 19 24

Facebook

Twitter

Arama

Menu

 

Güncel Haberler & Yayınlarımız

Uluslararası Mal Satışları Hakkında Birleşmiş Milletler Anlaşması (“CISG”) ve Türkiye’ye Etkileri

Uluslararası Mal Satışları Hakkında Birleşmiş Milletler Anlaşması (“CISG”) ve Türkiye’ye Etkileri Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Anlaşması, 11 Nisan 1980 tarihinde 62 ülke tarafından Viyana’da (Avusturya) imzalanmış ve 1 Ocak 1988 tarihinde yürürlüğe girmiştir. İngilizce adı United Nations Convention on Contracts for the International Sale of Goods olan bu anlaşma, kısaca İngilizce adının baş harfleri olan CISG olarak veya Viyana Anlaşması olarak da anılmaktadır. CISG, uluslararası mal satımını düzenleyen yeknesak kurallar bütününün oluşturulması ve uluslararası ticaretin önündeki hukuki belirsizliklerin ortadan kaldırılması amacıyla düzenlenmiştir. CISG günümüzde, ABD, Fransa, İspanya, Almanya, İtalya ve Çin de dahil olmak üzere, dünya ticaretinin %75’ini temsil...

Devamını oku

İkinci Evlilik

İKİNCİ EVLİLİK – İLK ÇOCUK(LAR) Meslek hayatımda en çok karşılaştığım sorulardan birisidir; taraflardan en az biri genç ya da orta yaşta ikinci evliliğini yapmıştır, önceki evlilikten 18 yaşından küçük çocuk/lar bulunmaktadır… Bir de yeni evlilikten çocuk gelirse dünyaya mutlulukla birlikte sorunlar da artar. Önceki eş ya da çocuk(lar) için nafaka tazminat ödeme yükümlülüğü kısmen de olsa devam etmektedir, çocuklarla kişisel ilişki de şu ya da bu şekilde sürdürülmeye çalışılmaktadır. Öte yandan ilk eşin —her ne kadar inkar etse de- dikkati az da olsa gizliden gizliye yeni eşin üstündedir, ne yapıyor, yaşam tarzı nasıl, çocuğuna ya da yeni eşine sağladığı olanaklar, kendi...

Devamını oku

Türk Hukuk’unda ve Milletlerarası Hukuk’ta Denizyolu ile Yolcu Taşımacılığında Yolcunun Uğradığı Zararlardan Taşıyanın Sorumluluğu

T.C. GALATASARAY ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ÖZEL HUKUK TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2010-2011 Taşıma Hukuku Yard. Doç. Dr. Serap Amasya TÜRK HUKUKUNDA VE MİLLETLERARASI HUKUKTA DENİZ YOLU İLE YOLCU TAŞIMACILIĞINDA YOLCUNUN UĞRADIĞI ZARARLARDAN TAŞIYANIN SORUMLULUĞU Hazırlayan: Ezgi VURAL 10411187 Aralık 2010   KISALTMALAR BK Bkz. BATIDER C. c. dn E. f. HD. İÜHFM K. m. ÖÇH S. s. T. TTK TTKT TST. vb. vd. Y. Borçlar Kanunu Bakınız Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi Cilt Cümle dipnot Esas fıkra Hukuk Dairesi İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası Karar madde Özel Çekme Hakkı Sayı sayfa Tarih Türk Ticaret Kanunu Türk Ticaret Kanunu Tasarısı Ticaret Sicil Tüzüğü ve benzeri ve devamı Yargıtay Türk hukunda, deniz yolu ile yolcu taşıma sözleşmesi esas itibariyle Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlemiş olup, bu Kanun dışında özel kamu hukukuna ilişkin mevzuatta da bazı düzenlemelere rastlanmaktadır[1]. Türk Ticaret Kanunu’nun Deniz Ticaretine ayrılmış Dördüncü Kitabının, Dördüncü Faslının, İkinci Kısmında ‘Yolcu Taşıma Mukavelesi’ düzenlenmiştir (TTK m. 1119-1132). Milletlerarası alanda yapılan son düzenleme ise,...

Devamını oku

Uluslararası Ticari Sözleşmelerde Mücbir Sebep ve Hardship Klozları

Uluslararası Ticari Sözleşmelerde Mücbir Sebep ve Hardship Klozları Giriş Gün geçtikçe gelişen uluslararası ticari ilişkiler kapsamında ortaya çıkan ihtilaflara getirilebilecek çözüm arayışları içerisinde şüphesiz ki en etkin olanı tarafların sözleşme hükümleri ile getirdiği çözümlerdir. Bu çalışmanın amacı da uluslararası ticarette yer alan Mücbir Sebep (Force Majeure) ve Hardship (Beklenmeyen Durum) kavramlarını netleştirerek en doğru ifadelerle ilgili klozların oluşturulmasına yardımcı olmaktır. Hangi sözleşmelerin uluslararası sözleşme olarak nitelendirileceği konusunda farklı görüşler yer almaktadır. Çoğunlukla kabul edilen görüşe göre maddi unsurları itibariyle uluslararası ticareti ilgilendiren akitler, şahsi veya coğrafi nitelikleri yönünden yabancılık vasfı taşıyıp taşımadığına bakılmaksızın uluslar arası ticari sözleşmeler olarak nitelendirilmedir.[1] Roma Hukuku ile başlayan ve...

Devamını oku

Milletlerarası Mal Satım Sözleşmeleri

T.C. GALATASARAY ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ÖZEL HUKUK YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2010-2011 MİLLETLERARASI MAL SATIM SÖZLEŞMELERİ HAKKINDA BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SÖZLEŞMESİ’NE GÖRE ALICININ BORÇLARI Milletlerarası Ticaret Hukuku Prof. Dr. H. Ercüment Erdem Hazırlayan: Ezgi Vural 10411187 Ocak 2011   KISALTMALAR: a.g.e. Adı geçen eser b. Bent C. Cilt BK. Borçlar Kanunu bkz. Bakınız dn. Dipnot f. Fıkra m. Madde s. Sayfa vb. Ve benzerleri vd. Ve devamı       GİRİŞ Uzun yıllar süren uluslararası mal satışlarının yeknesaklaştırma çalışmaların neticesinde 1980 yılında Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Anlaşması (Viyana Satım Sözleşmesi) kabul edilmiş ve 1988 yılında yürürlüğe girmiştir. Günümüzde 60’dan fazla ülke Viyana Satım Sözleşmesine taraftır. Türkiye diplomatik konferansa katılmış sonuç metnini imzalamış ancak o tarihte onaylamamıştır[1]. Daha sonra, Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması’na Türkiye Cumhuriyeti’nin katılımının uygun bulunduğuna ilişkin 2.4.2009 tarihli ve 5870 sayılı yasanın 14...

Devamını oku

Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği

ÖZEL EĞİTİM, ÖZEL EĞİTİM HİZMETLERİ YÖNETMELİĞİ, ÖZÜRLÜLERE VERİLECEK SAĞLIK KURULU RAPORLARI VE UYGULAMALAR 2006 tarihli Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’ne göre söz konusu yönetmelik “özel eğitime ihtiyacı olan bireyler ile onlara doğrudan veya dolaylı olarak sunulacak eğitim- öğretim hizmetlerinin yürütülmesi ile ilgili hükümleri” kapsamaktadır. Eğitim işini ülkemizde Milli Eğitim Bakanlığı üstlenmiştir. Özel eğitime ihtiyacı olan bireyin eğitim hakkı Anayasa ve Uluslar arası sözleşmelerle güvence altına alınmıştır. Hiçbir eğitim kurumu bu bireyi farklı olduğu, farklı öğrendiği için geri çeviremez. Buna göre özel eğitim ilk olarak “tıbbi tanılama” ile başlamaktadır. Tıbbi tanılama ise “Özürlülük ölçütü, sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik” hükümleri...

Devamını oku

Acentenin Acente Sözleşmesinden Doğan Fesih Hakları

TÜRK HUKUKU KAPSAMINDA ACENTENİN ACENTE SÖZLEŞMESİNDEN DOĞAN FESİH HAKLARI ACENTE SÖZLEŞMESİNİN FESHİ Acente ilişkileri hakkındaki hükümler Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) 116. – 134. maddeler arasında düzenlenmiştir. TTK madde 133 doğrultusunda, Acente Sözleşmesi aşağıdaki koşullarda feshedilebilir: Belirsiz Süreli Acente Sözleşmesinin Feshi (TTK madde 133/1): Belirsiz Süreli Acente Sözleşmesi akdedilmesi halinde, taraflardan herhangi biri (Acente ya da Müvekkil) hiçbir sebep belirtmeden üç (3) ay önceden yazılı olarak bildirmek koşuluyla Sözleşme’yi feshedebilir. Söz konusu fesih bildirimi, yazılı şekilde noter veya iadeli taahhütlü mektup ya da telgraf aracılığıyla gönderilmelidir. Belirli Süreli Acente Sözleşmesinin Feshi: Açıkça düzenlenmemiş olmamakla birlikte, TTK madde 133 hükmünden anlaşılan, Belirli Süreli Acente Sözleşmesi imzalandığı...

Devamını oku

Sermaye ve Üretim için Stratejik İşbirlikleri

Stratejik İşbirlikleri Kuruluşlar arası tüm stratejik işbirliklerinin temelinde; işletme kapasitelerinin ve yeteneklerinin genişletilmesi yatmaktadır. Amaçlanan; karşıklı işbirliği ile her iki kuruluş için de verimliliklerinin, pazar paylarının ve karlılıkların arttırılmasıdır. Günümüzde stratejik işbirliklerinin genellikle yeni ürün ve hizmetlerin geliştirilmesi ve pazarlanmasındaki maliyetlerin paylaşımı veya ürün dağıtım kanallarından yararlanılması amaçlarına dayandığını gözlemekteyiz. Her bir stratejik işbirliğinde taraflardan biri daha etkin bir rol ve pozisyon almaktadır. Ana konumda yer alan bu etkin taraf genellikle işbirliği ile hedeflenen amaçları gerçekleştirmeye yönelik kapital birikimine, müşteri portföyüne, üretim ve dağıtım kanallarına veya müşteri destek gücüne sahiptir. Bu tür stratejik işbirlikleriyle yeni ürün ve bilgi ve teknoloji sahalarına açılmak istemektedir....

Devamını oku

Yeni Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Yönetmeliği Neler Getiriyor?

YENİ ÖZEL EĞİTİM VE REHBERLİK HİZMETLERİ YÖNETMELİĞİ NELER GETİRİYOR? Değişiklik önerileri ile birlikte yeni yönetmelik değerlendirmeleri Genel eğitim sistemi içerisinde ve ona paralel olarak yürütülen özel eğitim çalışmaları; bilindiği üzere, Türkiye’de özel eğitime ilişkin süreç ve uygulamaları içeren en kapsamlı mevzuat olan 31.05.2006 tarih 26184 sayılı “Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği” (kısaca eski Yönetmelik) ile yürütülmektedir. Ülkemizde 2012/2013 eğitim öğretim yılında örgün eğitimde; eğitimin tür ve kademelerinde toplam 25.305.960 öğrenci bulunmaktadır[1]. Özel eğitim gören öğrenci sayısı 252.025’ dir. Bu sayı genel eğitim ile oranlandığında yaklaşık %1 civarındadır. Özel eğitim gören öğrencilerden 161.205 öğrenci kaynaştırma yolu ile en az sınırlandırılmış ortamda doğal gelişim gösteren akranları ile...

Devamını oku

Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisinde İş Sağlığı ve Güvenliği Uygulamaları

ASIL İŞVEREN – ALT İŞVEREN İLİŞKİSİNDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ UYGULAMALARI GİRİŞ Asıl işveren – alt işveren ilişkisi bakımından iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınması ve bu önlemleri alma yükümlülüğünün kime ait olduğu hususu çalışma yaşamında önem taşımaktadır. Çünkü bu ilişkide iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmaması nedeniyle bir takım yaptırımların uygulanması gündeme gelmektedir. Yaptırım uygulanması bakımından da sorumlu kişinin tespit edilmesi gerekir. Bu çalışmada asıl işveren – alt işveren ilişkisinin özellikleri açıklandıktan sonra, bu ilişkideki iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin kim tarafından alınacağı üzerinde durulacaktır. Son olarak iş kazası ya da meslek hastalığı ortaya çıkmadan önce ve ortaya çıktıktan sonra uygulanacak...

Devamını oku